Cumartesi, Temmuz 07, 2007

alaca

Efenim gündem yine çoşmuş durumda, yaz dediğin sakin geçer, öyle "dan-dun" keskin değişiklikler olmaz bu ülkede, herkes 2 hafta memlekete gider tatilini yapar, (son yıllarda herkesin memleketi bodrum, çeşme çaktırmayın) çocuklar bisiklete biner, bazıları yüzme öğrenir, gençler aşık olur, biraz daha gençler yaz düğünü yapar falan. 2007 yazı ise hiçte sakin değil bu kez ne İstanbul’da ne de Türkiye’de . Borsa rekor üstüne rekor kırıyor, dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından petrokimya pazarının yerli sanayisi PETKİM “blok” halinde yabancılara satıldı. (haklarında tek bilinen yabancı oldukları zaten), sonracığıma Anayasa mahkemesi cumhurbaşkanını halkın seçmesi, seçimlerin 4 yılda bir yapılmasına ilişkin düzenlemelerin olduğu yasayı anayasa uygun buldu, referanduma gidilmesi yolunu açtı. (ki bugünkü gazetelerde bundan sonra ne olacağına ilişkin senaryolar almış başını gitmiş durumda. Ben hafta içi dersime çalışıp ondan sonra bi’şeyler yazmak niyetindeyim.)

Üstelik 07.07.07 gibi süper simetrik bir tarihteyiz. Sadece ABD’de 30000 çift evlenecekmiş bugün. Ben de gün itibariyle gazeteci olmak isterdim aslında ya da olsam mı acaba? Kıytırık bir mikrofon bi'de hantal kamerayla dayansam mı Kadıköy evlendirme dairesinin kapısına. “Neler hissediyorsunuz bugün, evlilik heyecanı vardır tabi bir de bu tarihte dünya evine girmek nasıl bir his?” desem. Ya da doğumhanelerin kapısına mı dayansam acaba, çiçeği burnunda babaların burnuna dayasam mikrofonu , “çok zor oldu mu eşinizle bugünü denk getirmek” falan desem =) normalde 10–15 doğum olan büyük hastanelerde bugün 20–25 sezaryen randevusu varmış. Eh vatana millete hayırlı evlatlar olurlar inşallah ne diyeyim?

Benim de bugüne ilişkin hayallerim vardı birkaç yıl önce, şimdi neler yapıyorum, hayat işte. Ama benim olayım 09.09.09. yediyi severim en büyük asal sayıdır kendisi, hem tek, hem asal! O yüzden güzel bir gün bugün, ancak benim hayatımın sayısı 9. her zaman böyle oldu, o yüzden 09.09.09 tarihinin benim için özel olacağına inanıyorum. (ve bu kez beklentilerim büyük ya da küçük hayallerim yok o gün için, akışına bırakmayı öğreniyorum galiba)


Atlarsam üzülürüm İstanbul’da olanlar için bugünün bir başka anlamı daha var (olmalı), saat 16'da Tandoğan meydanı’nda teröre karşı birlik mitinginin düzenlenecek. Cumhuriyet mitinglerinden sonra bu mitinglere katılım, neredeyse bir elin parmağı kadar kalıyor ya, ben bu konuda Tuğçe Baran’a katılmadan edemiyorum.

Bir de bugün doğum günü olanlar var, ben yerlerinde olsam sevdiğim 7 kişiyle, pastayı 7parçaya bölüp, 7 kadehi şerefe kaldırırdım, 7 dileğimin gerçekleşmesi umuduyla =))
Senin için, o 7 kişiden biri olmasam da "İYİ Kİ DOĞDUN" dediğimde seni tanımış olmaktan büyük mutluluk duyduğumu, seninle vakit geçirmekten gerçekten keyif aldığımı ve bu yüzden İYİ Kİ dediğimi biliyorsun değil mi?





7 harika mevzuunu özet geçip, “devam edeceğimdir” diye virgül koymuştum dün. Efenim kararsız kaldım valla, hem harikalar konusunda dersimi henüz bitiremedim aceleye getirmek istemiyorum, hem de acaba yenilerinin açıklanmasını bekleyip onlarla ilgili ödevlerimi de yapıp öyle bir yazı haline mi getirsem acaba diye düşünüp duruyorum. Ve şu anda karar verdim ki böyle yapmak tarihe not düşmek açısından daha derli toplu bir kayıt olacak. Şimdilik sadece oylamada benim tercihim olan 7 harikayı paylaşayım sizlerle. (içlerinden seçilenler olursa -ki olur herhalde yahu 21'de 0 çekecek kadar zevksiz değilimdir- “ben demiştim” diye böbürlenirim=))

Akropolis, Atina = Medeniyet ve Demokrasiyi
Coloseum, Roma, İtalya = Sevinçve Istırabı
Çin Seddi= Azim ve Kararlılığı
Paskalya Adası heykelleri, Şili = Gizem ve Hayranlığı
Aya Sofya, İstanbul = İnanç ve Saygıyı
Maçu Piçu, Peru = Cemiyet ve İthafı

Ve tabi ki
Tac Mahal, Agra, Hindistan Aşkı ve Tutkuyu sembolize ettiği için oyladım.



Ama elbette tek kriterim bu anahtar sözcükler değildi, mesela Maça Piçu'yu oldum olası merak etmişimdir. Aynı hayranlığım Colleseum ve Tac Mahal içinde geçerli, oraları görmeden ölmek gibi bir niyetim yok.

Bakalım yeni harikalarımız neler olacak?

Son olarak sıradaki şarkıyı youtube’dan kendi ellerimle seçtim, tüm ”7” severler için ve elbette kendim için geliyor, şimdi bilgisayarlarımızın sesini biraz daha açıp play simgesini tıklıyoruz ve Ayten Gökçer’e eşlik ediyoruz:


Tanrım, tek başına koyma kulların
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın.
Eşsiz dostuz kalanın zordur halleri
Yalnızlığa ancak sen dayanırsın

(bi'de mümkünse ben 9 tane istiyorum =)




4 akıllı çıkaramadı:

cesur kedi,  8 Temmuz 2007 14:54  

nedir bu takinti ya 07/07/07 poh ay bu takintilardan kurtulmak icin illa 12 aralik 2012'nin gecmesini mi beklicez?
millet artik burcuna gore bebek doguruyor, erken olsa da sezaryanla , artik yukselenini bile ayarlayan var .. pess..
yani diyecegim odur ki nefes alabildigimiz her gun insan icin ozeldir ..

mahallenin delisi,  8 Temmuz 2007 15:00  

@elif: ayol herkesin takıntısı kendine işte, kimi sayılara kimi burçlara, kimi inaçlara kimi batıl inançlara takık. ama çocuklara yapılan bu vaktinden önce sezeryen olayına ben de gıcığım yani, bırakın ne olacağı varsa olsun. dediğin gibi yaşadığımız her an, ayrı anlamlı.

sen onu bırakta, ayten gökçer'e eşlik ettin mi ondan haber ver şekerim ;)

cesur kedi,  9 Temmuz 2007 12:04  

ahhh ah gecti bizden o gunler sekerim :D
Bir tane olsun benim olsun , benim olsun ama bana karismasin ama beni kiskansin ama kiskandirmasin vs. vs. bir tanesini zor idare ediyoruz sekerim.. ama bilincaltim da israrla o sarkiyi yuksek sesle soyletmekte , bilemiyorum yani :D

mahallenin delisi,  9 Temmuz 2007 21:36  

@elif: anlıyorum, hem de çok iyi :D

doradoraa [at] gmail [nokta] com

ne güzel demişleR

deli saçması

  © Free Blogger Templates Blogger Theme II by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP