Çarşamba, Eylül 12, 2007

kayıp laciveRt

Bizim mahallede deli avına çıktılar bugünlerde o yüzden saklanıyorum, güncemi de saklıyorum herkesten. Birkaç gün daha ortada görünmem muhtemelen. Gidişimin böyle suskun olduğuna bakmayın siz, her an dönebilirim birkaç yazıyla birden. Zira şiire gömülmüş durumdayım saklandığım inimde. “Bunu da yazmalıyım bunu da” diye onlarca işaret var kitapların arasında =) Bir de yeni oyuncağım var elime alıp kaçıyorum mahalleden, düşüyorum yollara. Kendi karelerimle süslerim bundan sonra güncemi belli mi olur? Tam da bu noktada beni görmekten, aramaktan, selamlaşmaktan imtina eden birilerine laf sokacağım müsaadenizle, siz buradan diğer paragrafa ışınlanabilirsiniz. Hey âdemoğlu, bu fotoğraf sevdasına Kadıköy-Kartal sahil yolunu ve de caddeyi mesken tutmuş bulunuyorum. Hatta geçen gün Bostancı deniz otobüslerinden Maltepe migrosa kadar yürümüşüm farkında değilim. Aklında bulunsun da karşılaşmayalım o güzergâhta. Kaçacak delik bulamazsın, selam vermek zorunda falan kalırsın bana, Allah korusun!

Bugün 12 Eylül’ün yıldönümüymüş, ben bilmem öyle şeyleri. Darbe sonrası yetiştirilen a-politik kuşağa mensubum ben. Benim Türk siyasal hayatı derslerim bile 12 Eylül 80de bitti. İnsanlar yok olmuş, vatandan atılmış, işkencelere uğramış, gazetecilerin, hâkimlerin, akademisyenlerin işine son verilmiş diyorlar. Güya bu ülke de başbakan bile asılmış bu darbe marbe şeysine daha da önceleri, daha neler!
Kenan Evren varmış biz Marmaris’te karşılaşmıştık o ressam amcayla, niye kötü şeyler söylüyorlar hakkında bilmiyorum. Bi’de Hasan Mutlucan diye bir adam varmış ben tanımıyorum, türkücü falan herhalde. Ben bilmem öyle şeyleri zaten. Bugün gazetelere bakayım öğreneyim dedim, küçücük haberler vardı kenarda köşede, demek ki önemsiz bi’şey bu darbe dedim, vazgeçtim. Aynı gazetelerin sür manşetinde ramazan promosyonları vardı. “Oh be” dedim, “pide kokacak yine sokaklar” sonra aç insanlar geldi aklıma dağıttım hemen koku bulutunu.

Okullarda açılacak birkaç güne zaten okul saatiydi, iftardı derken n’olcak bu İstanbul’un hali. Trafik mrafik? Belediye "bir projem var" diyene "getirin bakalım, dinleyelim" diyormuş. 5000YTL’ye varan ödül bile veriyormuş. Nasıl bir proje kurtarır bizi dersiniz?

Ah yine sirenler çalıyor işte, deli avcıları başladı gezmeye. Yağmurda başladı zaten. Ben inime kaçıyorum şimdi. Günceyi de okuyup kapatın ha, ortada bırakmayın sakın!

dibine not: gidenlere selam olsun, dönerseniz bir gün nerede bulacağınızı biliyorsunuz beni.

en dibine not: aaa nasıl unuttum söylemeyi, ayakkabılarım meşhur oldu, siz de yollasanıza ilginç oluyor =)

4 akıllı çıkaramadı:

Goddess Artemis 12 Eylül 2007 20:13  

Yok öyle kaçmak filan... Gel bakayım buraya... Nereye saklanacaksın? Kendinden saklanabilir mi insan? ;o)

mahallenin delisi 12 Eylül 2007 21:19  

@goddess artemis; ee şey olmuyor di mi, kendinden kaçamıyor insan. hayır ben kendimi kandırmıştım; "kaçtık bak kimseler bulamaz artık bizi" diye, niye hatırlatıyorsunuz gerçekleri sayın tanrıçam =D

bi'de hakkaten bugünlerde "deli avcıları" var çevremde saklanmam lazım bi'süre daha, siz söylemeyin kimselere benden haber aldığınızı =)

Tugc 13 Eylül 2007 03:20  

Aynen ben de o 80 sonrasi apolitik yetiştirimek için ellerinden gelen her şey yapılmış gruba dahilim...
17 yaşında birini astırmış diyorlar Kenan Evren için, asmayalım da besleyelim mi mi ne demiş...
İnanmadım, yok dedim, "asmayalım o zam, resmedelim mi" demiştir o...
İnanmak mı istemiyorum hala sanki...

P.S: Burayı çok beğendim...Sanırım geleceğim hep...

mahallenin delisi 13 Eylül 2007 10:59  

@tuğçe; aa ne güzel, gel tabi her zaman beklerim. iki apolitik modadan, magazinden, ayakkabılardan falan konuşuruz =D

dibine not: ben de sizin oraları pek beğendim, görüşmek üzere.

doradoraa [at] gmail [nokta] com

ne güzel demişleR

deli saçması

  © Free Blogger Templates Blogger Theme II by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP