ssg'nin rengi =)
Ben ki ortaokul yıllarımın başında Sefiller’in özetini okuyup, çok etkilenip Victor Hugo’ya sayfalarca mektup yazmış (Türkçe olduğunu belirtmeye gerek var mı?) ertesi gün edebiyat hocasının kapısına dayanıp, “örtmenin bunu benim için Mr. Hugo’ya postalar mısınız?” demiş, sevgili örtmenim Buket hanım’ın tüm iyi niyetliyle yaptığı açıklamalara rağmen, “olsun sizde kalsın belki bir şekilde yollarsınız kendisine” diye ısrar etmiş bir şahsiyetim. O günden bugüne değişen pek bi’şey yok. İçime işleyen, aklıma kazınan her cümlenin sahibine ulaşmaya çalıştım; yazarlara, şairlere, bestecilere. Kimi nazikçe imzalı bir kart postaladı, kimi kitaplarında teşekkür etti ‘mektuplarını benden esirgemeyen tüm okuyucularıma’ diyerek, kimi de gülüp geçti muhtemelen. İşin o kısmı hiç önemli değil. Elbette insan bir yanıt alınca 2 misli mutlu oluyor ama onlara yazdıklarının birileri için önemli olduğunu, suya yazmadıklarını hayattayken söyleyebilmek ve teşekkür edebilmek benim için daha önemli. Bunun adına ne derseniz deyin; romantizm deyin, idealizm deyin, feminizm deyin, ben asıl amacıma ulaştıktan sonra hiç problem değil.
Sözlük diyordum değil mi? Ben bugün elimdeki teknolojiyle dünyanın öbür ucunda yerini bile bilmediğim bir ülkedeki köyleri kasabaları fotoğraflayan bir adama “very nice shot, thank you” diyebiliyorum ama kendi memleketimde, memleketi bırakın bi’yana, çok yüksek ihtimal kadıköy’de yaşayan bir komşuma, belki de aynı minibüslere binip, elden ele para uzattığım bir insana, benim için oldukça önemli bir karara, hiç de azımsanmayacak ölçüde etki etmiş o insana ulaşamıyorum!
Hayır bahsi geçen entrye link vermeyeceğim. O linkten bile haberi olmayacak çünkü. Ve Hayır bu insan(lar)a sözlükçü diğer arkadaşlarım aracılığıyla ulaşmak önerisini şiddetle reddediyorum. Taşeron işleri hiç bi’zaman sevmedim ben, hem bugüne kadar ulaşamadım madem bundan sonra ulaşamazsam da boyum kısalmaz herhalde. Sorun zaten benim elin adamını bulamıyor olmam değil. Aynı anda aynı şekilde aşk ağrıları çektiğim hatun kişilere de ulaşabilmiş değilim, bazı akademik kaynak kitaplarla ilgili yorum yapan doktorlara da.
Tamam, kabul ediyorum, sadece mail adresi vererek kayıt yaptıran bir okura, yazarlara mesaj atma imkânı tanınırsa, kimse baş edemezler bu durumla. Herkes benim gibi romantik romantik “ay çoookkkk küsel olmuuuşşş” yazacak değil. En basitinden bir derbi maçında yazdıkları entry için bile 9371 tane mesaj alırlar, hakaret küfür dolu. Ama buna bi’çözüm mutlaka olmalı. Ne bileyim, yazdığı mesaj herhangi bir yazar tarafından 1 kez şikayet edilince o kişinin hesabı kapatılabilir, yazarlara mesaj alma-almama opsiyonu sunulabilir. Şimdi benim hayal bile edemeyeceğim bir sürü teknik çözümü olabilir bu işin. Ama buna bi’çözüm bulunması lazım yahu, şikâyetçiyim.

0 akıllı çıkaramadı:
Yorum Gönder