kuRşuni
“Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimiz hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür; bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam “Bu köprüyü geçip bana gelir misin?” işte o anda artık bunu istemeyiverirsin; sorumu tekrarlarsam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur şaşar kalırsın.
Hımm, bi'daha gözden geçirelim;
Bir kişi köprüyü geçmek üzere, yani diğerine yakınlaşıyor, o anda karşısında ki kişi, o kişinin zaten yapmayı düşündüğü şeyi yapmaya davet ediyor. O zaman birincisi adım atmıyor; çünkü artık yapacağı şey, diğerine boyun eğmek gibi geliyor, belli ki yakınlaşma yolunu engelleyen şey, güç! ”
"Yaşam planınız sizin elinizde değilse, varlığınızı rastlantıya bırakmışsınız demektir"
Nietzsche Ağladığında, Irvın D. Yalom/Eylül 1997
Sıkıcı, sıcak, vasat, beklenti dolu ama bomboş bir cumartesi günü kitaplıkta bambaşka bi'şey ararken "aa böyle de bi'kitap vardı değil mi, bakalım bakalım" diyerek sayfaları pırrr yaptım. İlk önce köprü paragrafında durdum, bi'kaç sayfa sonra diğer cümlede. Sonra hemen kapattım, daha fazlasını okumaya yetecek cesaretim yoktu, en dibe bi'yere sakladım yeniden, kısa vadede çıkmasın karşıma. Birbirleriyle ilgisiz (gibi görünen) 2 fikir, benim hayatımın tam da bu noktasında! Tam ortasında!
Hayır arkadan "Simyacı" göz kırpıyor "ben de buradayım" diye, onu da alıp bir pırr yapsam, işaretlerle, işaretleri takip etmekle ilgili altı çizili cümleler çıkacak bu sefer uğraş, düşün dur. Neyse, en iyisi kitaplıktan uzaklaşalım, bilgisayar başına geçelim, en iyisi...

2 akıllı çıkaramadı:
Kitap okurken sevdiğim cümlelerin altını kurşun kalem ile çizmeyi anlattığınız duyguyu yaşamak adına severim.
Kitabı okuduktan 3-5 sene sonra kitabı hatırlatır o altı çizili cümleler. Bir de kitabı okuduktan uzun zaman sonra (10 yıl mesela) altı çizili cümleleri okursanız, cümlenin altını çizdiğiniz yaşta neler düşündüğünüzü, düşüncelerinizin değişip değişmediğini fark edersiniz.
Güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık.
@faik murat: teşekkür ederim efenim.
çok haklısınız, en güzeli yıllar yıllar sonra bakıp "ben o yaşlarda bunları düşünüyormuşum, oysa şimdi okusam şuraları çizerim" demek. bu sebepten tertemiz kitaplar bana hiç bi'şey ifade etmez. mutlaka okurken altı çizilmeli, kenarına kıyısına notlar alınmalı bir kitabın.
Yorum Gönder