aldıRmaz göRünümlü ağlak mavi
“bitti mi baba” dedim. “kızım senin iyiliğin iç...” diye başlayacak oldu tekrar, Gözüne baktım karşısında bir kez daha ağlamayacağıma dair verdiğim sözü sımsıkı tutuyorum çok şükür. “ben hazırlanayım, birazdan Kadıköy’e ineceğim, bu akşam gelmem eve. müsadenle” dedim. Bu sefer ağlamadım üstelik. Sertap diyor ya hani “giderek acı vermez biten şeyler” diye. Haklıymış nitekim. Sıradan izler bırakıyormuş meğer en tutkulu aşklar.
Odada giyinirken tıkır tıkır koridordan geçtiğini duydum, yatak odasına gitti salona geri dönerken kapımın önünde duraksadı. Telefonda konuşuyormuş gibi yaptım hemen “yok canım ben evden çıkAmadım hala saat 5 gibi anca orda olurum.” Buzlucamdaki karaltı gittikten 1-2 dakika sonra sesi geldi. O adamla konuşuyordu kesin, sonuna kadar açtım sesi: “giden gitsin sen şarkılar söyle içinden boşver” dedim aynadaki bene göz kırptı o da bana, tam göz kırparken bir damla yaş düşüverdi aslında ama ikimizde görmezden geldik. Şarkı bitince çıktım odadan, salondaki tokamı alacaktım. Son darbe bu sırada geldi:
“tabi efendim, görüşürüz yine, bilmem kim hanıma da selamlar, saygılar” mealinde bir kapanış. Niye görüşüyoruz biz bu adamlarla tekrar, sen bu insanın karısına ne diye sevgi saygı yolluyorsun? Böyle mi tavır konuyor bu insanlara? Sen ailenin sınırlarını böyle mi çiziyorsun baba? Bi’de yemeğe davet etseydin hani “sadece samimi” olduğunu hissettirmek açısından.
Aynadaki bene koştum hemen, baktım dokunsan ağlayacak. Onu da bıraktım olduğu yerde. Vurdum kapıyı çıktım.
Her gün bir şey daha bitiyordu hayatta ve kayıtsızca razı oluyordu insanoğlu.
İçimizdeki güller birer birer soluyordu da son pişmanlıklar bitmiyordu hiçbir zaman.

3 akıllı çıkaramadı:
Sinirini de, üzüntünü de, bıkkınlığını da anlıyorum. Anlıyorum dediğim, algılayabiliyorum sadece. Belki aynı olmasa da, bir zamanlar, paralel yollarda gezindiğimdendir.
Yoksa, Hakan Günday'ın Kinyas ve Kayra'da dediği gibi:
... ‘Seni anlıyorum’, demek büyük bir yalandır. Kocaman bir yalan. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada... Var olan en sağlam zırh insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan odur. Koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya. Deliliğinin kokusunu, anormalliğinin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın, otobüs durağında. Sadece gördüklerin vardır. Beş duyunun algıladığı kadar anlarsın aileni, sevgilini, çocuğunu. Dolayısıyla herhangi bir şeyi, birini anladığına, ama gerçekten anladığına emin olmak, sarıldığında arkasında ellerini kavuşturabilecek kadar o şeyi ya da kimseyi anlamak olağanüstü bir durumdur. Ve çok zaman isteyen söz konusu olağanüstü ilişki için, olağanüstü bir insan olmak gerekir...
Sayfa:190 - Om Yayınları/2000
Uzun lafın kısası, diyeceğim şudur: Yalnız değilsin. Tabii ki buna gerek kalmayacak ama farz edelim işler sarpa sardığında bir mail uzaklığındayım ve paylaşacak bir odam var.
kendine verdiğin sözü tutabildiğin(karşısında ağlamamak), tek damla gözyaşılı yüzünü o ayndada bırakıp odadan çıkabildiğin, ve giderek biten şeylerin seni üzmemesine nasıl sevindim anlatamam. bakalım bir gün ben de aynı seviyeye gelebilecek miyim?
kendime o kadar güvenmesem de, hayata güveniyorum. eninde sonunda, burnunu sürte sürte seni kıvama getiriyor. galiba herşeye rağmen, hayatın cilvelerini seviyorum:))geriye dönüp baktığımda , içinden kurtulabildiğim her çukurun aslında aşılmış bir tepe olduğunu görmek gerçekten acıları unutturuyor..
goddess artemis; çok çok teşekkür ederim. ne kadar sevindim anlayışına aylin. oralarda bi'yerlerde bile olsa bir şeyler paylaşaibldiğimizi görmek gerçekten sevindirici ve hayret verici aslında. işler sarpa sararsa eğer kaçar gelirim hiç belli olmaz ama sanırım asıl ihtiyacım olan "kendime ait bir oda"...
nautilus; bana da inanılmaz gelirdi böylesine "iradeli" durabilmek fikri. ama olabiliyormuş. özel bir çaba sarfetmeden, "bittiyse ben gidiyorum" yapabiliyormuş insan. ben de ilk kez yaşadım bunu.
bir de dediğin gibi çukurların tepe olduğunu görmek insanı daha da güçlendiriyor galiba zamanla, burnu yeterince sürtmeden anlamıyor insanoğlu hangisi tepe hangisi çukur ;)
Yorum Gönder