Cumartesi, Ocak 03, 2009

hayalci pembe, geRçekçi mavi

Klasik iyidir.

  • En az 1 yerli 1 yabancı yazarın tüm kitaplarını okuyacağım. Yazarları daha seçmedim, kitap sayısı belli olmadan atıp tutmayalım en iyisi. 1 yazarı okusam tamamdır.
  • En az 1 yerli 1 yabancı yönetmenin tüm filmlerini izleyeceğim.
  • Yüzeceğim. Yok, yok tatilde değil. Tekrar tenis+havuz olayına girebilirsem extra bonus bana. Gerçekçi olalım, bunu yılın ikinci quarterından önce yapamam.
  • Daha çok fotoğraf çektireceğim/çekileceğim/çekineceğim. Önce fotoğraf hangi fiille kullanılıyor bunu öğreneceğim. Ayrıca güzel fotoğraf çekebilen birini de bulmak lazım ama onu bu seneye hiç karıştırmayacağım.
  • Gideceğim ama geleceğim. 3 ay: iyidir, bahar: gayet makul.
  • Eeeeeeee. Mmmmmm. Mavi kuş? Son quarterda olabilir. Aklımızda bulunsun.
  • Bir endokrin bir de psikiyatri uzmanından randevu alacağım. Bunu ilk 45 günde halletmek lazım.
  • “ama sen önemlisin”, “ama sen farklısın”ı bir kez daha duyacak olursam koşarak uzaklaşacağım. Aynı hatayı 3. kez yapana ne deniyordu? Ben o olmayacağım.
  • Cep telefonumu değiştireceğim. Neyle değiştireceğime karar vereceğim.
  • Çocuklarla ve yaşlılarla daha fazla vakit geçireceğim. Kuzenlerle en az 2 sinema, 2 tiyatro, 3 de lunapark turu yapacağım. İşim düşmeden de gidip anneannemle kalacağım.
  • İşi işte bırakacağım. O da olmazsa işi bırakacağım ama fevri hareket etmeyeceğim.
  • Daha az konuşacak, daha az soru soracak, daha büyük kahkahalar atacağım.
  • Tarif defterime, deftere bakmadan yapabileceğim en az 3 leziz tarif ekleyeceğim.
  • Daha çok yazacağım. El yazısı mahremdir, mahremimi koruyacağım.
...

Ölüm dediğin içindeki canı alırken kaftanına dokunmaz; yangın dediğin kundaktaki bebekleri kül ederken altın maşallahları tutuşturmazdı. Hal böyle iken, ölüm bu kadar yakındayken, illa bi’şey olacaksa, kaftan olmalıydı insan, kaftanı taşıyan değil; yahut altın olarak doğmalıydı insan, altını takan olmak için değil.


...

Ölümün anlamsızlaştığı yerde hayattı ilmek ilmek çözülen. Ve hayat şaşırtmaya bayılırdı.


Daha çok şaşıracağım, daha çok dua, daha çok şükredeceğim. Benim yıllarım 1 ocakta başlamaz hiç; varmaya değil, gitmeye gideceğim


*Elif Şafak - Mahrem


  • Bi'de bütçe toplantısından yeni fırlamış GMY gibi "quarter" demeyeceğim.
  • 2 tane de neşeli fıkra öğreceğim. Hatta belki güzel fıkra anlatmayı bile öğrenebilirim. Deneyeceğim.
  • Bu listeyi daha fazla uzatmayacak ve ikibinon'un ilk pazarında karşısına geçip "afferin bana" kahvesi içeceğim.

7 akıllı çıkaramadı:

gregor samsa 3 Ocak 2009 00:32  

psikiyatri uzmanına vereceğin paranın yarısına, seni bir sorunun olmadığına inandırabilirim.


arabanın taksitleri beni zorluyor zeynep :)

ABİ 3 Ocak 2009 14:00  

güzel.. ben sana bi psikiyatrist fıkrası anlatiim hemen o zaman..
adamın biri randevu almış gitmiş pskytr'a.. Bitkin ama.. yüzü sapsarı.. ilk cümlesi " Dr. ben ne zaman karyolama yatsam altında biri var düşüncesinden aylardır uyuyamıyorum. Bu takıntımın geçmesi için ne yapmam gerekir?" olunca dr. "en az on seans terapi ve 200usd'den 2000$ gerekir." diye yanıtlamış.. adam bu kampanya beni aşar diyip kaçmış oradan..
bi kaç zaman sonra dr. bir barda görmüş adamı.. gayet dinç, neşeli vs.. sormuş merakla; "hallettiniz sanırım sorununuzu.. daha ucuz bir pskytr'mı buldunuz?"
adam "YooOo.." demiş.. "Bedavaya hallettim. Karyolanın ayaklarını kestim."

Gregor Samsa'nın da bu tip bir pratikle sana yardım edeceğini sanıyorum. sevgiler.

mahallenin delisi 4 Ocak 2009 13:17  

gregor samsa; aman efenim sizi buralarda görmek, ne şeref!

kriz zamanı zor tabi, taksit kredi işleri falan. endokrinci teyzeyle bir görüşeyim, psikiyatrici amca olarak seni seçebilirim, değişiklik olur ;)

abi bak, sen böyle deyince hiç bir kaynağa bakmadan bir deli fıkrası geldi aklıma.
delinin biri kendini fare zannediyormuş, kapatmışlar hastaneye, tedaviler falan. en sonunda doktorlar iyiliştiğine kanaat getirmiş taburcu etmişler. deli tam çıkarken bir kedi görmüş, sinmiş duvarın dibine hareketsiz duruyor. "oğlum hani sen artık fare değildin" demişler deli de "ben fare olmadığımı biliyorum ama kedi nereden bilecek, o yüzden saklanıyorum" demiş.

şimdi buna bakınca karyolanın ayaklarını kesmek daha "işe yarar" bir tedavi olmuş sanki, denenebilir gibi geldi bana =D

S 4 Ocak 2009 18:48  

:))

ne guzel bir listeymis bu. ben de yapmak istiyorum ama elim gitmiyor kaleme kagida..

yapamamaktan korkuyorum cunku cok..

mahallenin delisi 5 Ocak 2009 00:32  

fakeangel; neresi güzel ayol, bildiğin "bu yıl en az 10 kilo vereceğim, sigarayı bırakacağım, içkiyi azaltacağım" listesi. kulağımı tersten göstermişim sadece =D

hem liste falan boş işler zaten, koyverip gitcen en güzeli.

joone 10 Ocak 2009 22:34  

bunların hiçbirini yapmayacağım:)

mahallenin delisi 12 Ocak 2009 23:40  

enteldantel; aha aha sen çoktan "er"din tabi, yanaşmazsın böyle listelere, şaşırmadım =D

doradoraa [at] gmail [nokta] com

ne güzel demişleR

deli saçması

  © Free Blogger Templates Blogger Theme II by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP