çivit mavi
“Açık arttırmayı kim başlatacak?” “1 dolar, 1 dolar, 2 dolar sadece 2 dolar mı, 2 dolar, 2 dolar.” “Üçe çıkaracak yok mu, kim üçe çıkaracak?” “Yok mu arttıran, evet 3 dolar, 3 dolara satıyorum...”
En arka sıralardan kır saçlı bir adam geldi eski kemanı aldı, üzerindeki tozu sildi, gevşek yaylarını gererek akort etti ve hoş bir melodi çaldı. Müzik sona erdikten sonra mezatçı alçak sesle “Keman için ne veriyorsunuz” dedi ve onu coşkuyla havaya kaldırdı.
“1000 dolar dediler arka sıradan, arttıran?” “2000 geldi bu kez” “2000 e satıyorum, 3000 dolar diyorlar var mı arttıran?”
“Satıyorum satıyorum saat-tım!”
Salondaki bazıları anlayamamıştı, sordular “Ne oldu, değeri neden değişti? Anlamadık” Hemen yanıt geldi “Bir ustanın eli değdi.”
Dünyada hırpalanmış ve yaralanmış bir yaşam süren birçok kişi tıpkı bu keman gibi, düşüncesiz bir kalabalığa ucuza satılma durumuyla karşılaşır.
Ustanızı bulun!
Ne demek şimdi bu? Birkaç gün önce posta kutuma düşmüş. Güzel bir hikâye evet ama anlatılmak istenen tam olarak nedir çıkamadım ben işin içinden. “Ustanızı bulun!” Ustadan kasıt, aynı mesleği yapmasanız bile yolundan gideceğiniz örnek alacağınız bir akıl hocası bir öğretmen mi? Yoksa yaptığı işi ilerde size devredecek, bildiği her şeyi siz öğretmekten çekinmeyecek, sizi çırağı yapacak bir usta mı? Bence ikisi de değil.
Gerçekten çözemedim yani, ustamızı nasıl bulacağız? Belki de biz ustayızdır, nasıl anlayacağız? (yani ben değil de yaşı, deneyimi benden çok daha fazla olanlar, onlar eski kemanları nerden bulacaklar/buluyorlar var mı böyle bir mezat?)


5 akıllı çıkaramadı:
Ebru Yaşar ne demiş:
"...Değerimi bilen usta ellerde elmas gibi işlenirim "
Acaba hikayenin anlatmak istediği bu olabilir mi ?
:) Sağlıcakla kal.
Buyuklerimiz demis ki "Analar bahtını değil tahtını yaparmis" Bahti aciksa insanin, bir ustanin ellerinde, biraz tel parçası ve biraz işlenmiş tahtadan ibaret gibi görünse de dinledikce hüzünlendiren ya da costuran bir melodiye dönüşebilir! Bazi insanlarla bulusturunca hayat, "neler yapabiliyormusum, diyebiliyormusum, yazabiliyormusum ben" deriz. Sasariz kendimize. O kisi ustamizdir iste. Kimi bir saatligine girer derse, kimi bir ömürlüğüne...
Ayni buyukler mi bilmem ama derler ki "Terzi kendi sokugunu dikemez" Cunku bir başkası yani diğeri olmadan biz olamayiz. (Yaratilisimizin zaafiyetidir bu.Bu yüzden yaratanin varligina hukmederiz. Belki yaratanin bilinmek isteginin icabidir bu. Bilemem!)
Ozetle "Herkes kendi kedisini arar" diye bir film vardı. Ariyoruz iste, "ya rastlarsak" diye...
@hipokampus; doğru bi'noktaya parmak basmışsınız. anafikir tam da bu olsa gerek. bir de o muhteşem sözlerin
'Yaprak Dökümü' dizisinin muhteşem yakışıklı oyuncusu tolga karel'e ait olduğunu öğrendim sayenizde teşekkür ederim =)
@yazar(mı)(?); bir insanın yanındayken, kişinin kendi kendine "vay ben neymiş be" demesi kısmına itirazım yok kesinlikle. etrafımızda böyle insanlar yoksa eğer boşa geçer gider zaman. amma velakin, bu tek bir kişi olabilir mi, olamaz mı noktasında soru işaretlerim var.
bi'de şey var tabi, Aramakla bulunmaz lâkin bulanlar arayanlardır.... ;)
tek kişi hem olur hem olmaz.
şöyle düşünüyorum ben de..
usta'dan benim anladığım hayatımızda bize öğüt vermek yerine doğru soruları sorarak yine cevabı bize bulduran kişi daha doğrusu kişiler olabilir.
yani her daim hayatımızda olmayabilir bu kişiler.belli dönemlerinde..
bizi ezbere tanımayan, tarafsız objektif görebilen insanlar.yakın yahut uzak çevremizden.
şöyle demişti bir seferinde bir blogcu arkadaşım, doğru insan hayat kurtarır!
@rehav@ ah evet! işte tam da bu: "doğru sorular sorabilen insanlarla birlikte olmak" gerçek ustalar onlar, kesinlikle haklısınız. ve şu kanaate vardım ki; onlar, ustalar o çok özel insanlar tek bir kişi değiller, olamazlar.
doğru insan konusuna ise hiç girmemek taraftarıyım =)
Yorum Gönder