huzursuz yeşil
—Hayır!
—Sana inanmıyorum
—Gerçeği mi söylememi istiyorsun, senin duymak istediklerini mi?
—Elbette gerçeği duymak istiyorum
—Hayır, onunla yatmadım! Bunu yapmayı isterdim ama ona her bakışımda seni görüyordum. Ve sen olmadığını bile bile bunu yapamazdım. Yapmadım da.
—Ben…
—Sen kimsin? Nesin benim hayatımda söyler misin? Ne hakla soruyorsun bunları bana, ne sıfatla soruyorsun. Kimsin sen, neyim ben senin hayatında
—Sen benim…
—Ben senin hiçbir şeyin değilim, “aşığım, seviyorum” değil “seni istiyorum” dedim ben sana. Gel gir hayatıma, sorularıma cevap ol, benim ol, benimle ol dedim sana. Yolun açık olsun diyen sen değil miydin, hep böyle kal diyen sen değil miydin, daha büyük mutlulukları hak ediyorsun zırvalıklarını kusmadın mı bana… Şimdi karşıma geçmiş neyi sorguluyorsun.
—Ben seni…
—Sen beni sevmedin, istemedin, özlemedin, düşünmedin, arzulamadın. Ben seni diye başlayan bir cümleyi tamamlayacak hiçbir yüklemin yok senin. Şimdi çık-git buradan, evimden, hayatımdan, aklımdan, kalbimden, tenimden çek ellerini, dokunma bana.
—Haklıs…
—Haklıyım evet! Lanet olsun ki haklıyım. O yüzden hemen şimdi git buradan. Bir daha asla çıkma karşıma, ben senin hiçbir şeyin olamadım madem, bende daha fazla yer işgal etmeden git artık!
Boğazındaki düğümü yutmaya uğraşır, beceremez. Göz göze gelmeden kapıyı açar, diğer eliyle dışarıyı işaret eder. Tam kapıda; “Hiçlik bazen daha çok şeydir şu hayatta…” dediğini duyar. Bakmaz ondan yana. Hızla çarpar kapıyı. Duvarları inler evin. Sesleri dinler. Önce asansör kapısı açılıp kapanır. Zemine gelince belli belirsiz bir ikaz öter. Tekrar açılıp kapanır asansör kapısı. Apartmanın kapısı çarpmaz bir türlü. Bekler. Eli kapıya gider. Hızla döner arkasını. Arka odanın penceresine yaslanır, çarpışan bulutları, bir türlü yağamayan yağmurun gürültüsünü izler. Bir şiir gelir aklına nereden geldiğini bilmez, bilmek istemez…
pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı
pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü
Pencereyi aç
soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
Kokusu hayatı yıkasın diye
Pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
Yürek kendini tanır
Arkadaş Zekai ÖZGER/ PENCERE

0 akıllı çıkaramadı:
Yorum Gönder