Cuma, Eylül 11, 2009

geRçekten saRı, geRçekten çamuR

Bunlar gerçek evet.
10dakika öncesi "aa hadi telefonla video çekelim"ken, 10 dakika sonrası ölüm. o videoyla o fotoğrafların arası 10 dakika. 10 dakika sonrası ölüm. Bildiğin ölüm.
Ya da bilmediğin. Hiç bilmek, hiç yüzleşmek istemediğin.

Ölebilirdim, 10dk. geç ya da 10 dk. erken olsaydı.
Ölüm benim yanımdan aktı geçti, paçama çamurunu sıçrattı.
Ve ben oradaydım...

Ve arabalar vardı.
Sağda 1 polo, 1 reno, ortada 1 siyah toyota, solda 1 beyaz şahin.































Ve arkadaşlarım vardı. Akıntıdan karşıya geçmeye korkup, geri dönmeye çalışan,



dönemeyen,



ve o tünedikleri güvenlik kulübesi damından fotoğraf çekmeye devam eden;




Ve içinde kimin olduğunu, şimdi ne durumda olduğunu hala öğrenemediğimiz bir mini cooper vardı.




Sular çekildi şimdi.
Hepsi geçti...
Geçsin diye yazıldı, savruldu, gitti.

6 akıllı çıkaramadı:

No More Virgilius 12 Eylül 2009 03:04  

Heraklit'in enfes sözüdür, "Hayat, Hayat ismiyle anılır, ama gerçekte ölümdür o."

beenmaya 12 Eylül 2009 10:57  

geçmiş olsun
sana, bana, hepimize...
ama ya o kaybettiğimiz canların
acısı, utancı, sızısı geçer mi...

hep 12 Eylül 2009 19:31  

Çok geçmiş olsun, hepinize...

ugur parildak 13 Eylül 2009 09:58  

çok çok ama çok geçmiş olsun. şuncacık zamanda istanbula gidip bunlara bulaşman da kaderin süper bir oyunu sanırım.

ugur parildak 13 Eylül 2009 10:06  

ok karıştırmışım bloglari.. ben de şekli değişmiş güzel olmuş diyordum. bu kadar çok kendine deli diyen kadın varken karışması zor olmadı ama.. http://birdelidennagmeler.blogspot.com/ ile karistirdim.. peh..

ama yine de cok cok gecmis olsun..

mahallenin delisi 14 Eylül 2009 00:22  

virgilius; ismini cismini hatırlamadığım bir filmde "ölümün zıttı hayat değildir, doğumdur" diyordu. sonra bir başkası "hayat ölüme giden bir yoldur" demişti. sen herakleitos'u alıntılıyorsun "hayat gerçekte ölümdür" diyorsun. lucretius "ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok" diyor.
küçük aklım yetmiyor tüm bunları anlamlandırmaya, bu sular benim boyumu aşıyor...

beenmaya; geçiyor yahu, hasar tespit çalışmaları, sigorta raporları hazırlanmaya başlandı çoktan. kafası testereyle kesilen kızların utancını taşımıyoruz ki biz, sorumsuzluğun acısını, sızınısı taşıyalım. bu da geçer elbet...

hep; sağolasın! öyle garip bir duygu ki bu, acı mı korku mu, kaygı mı... geçip gitsin istiyorum ben de bir an önce.

azuth; biz bu mahallede epey eskiyiz lakin eski yeni farketmez, kendine "deli" demese de deliden geçilmiyor zaten bloglar. ben de karışmasına şaşırmadım o yüzden.

teşekkürler.

doradoraa [at] gmail [nokta] com

ne güzel demişleR

deli saçması

  © Free Blogger Templates Blogger Theme II by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP