Cuma, Aralık 21, 2007

güncemin hayatımdaki yeRi

Efenim uzun zaman oldu sözümüz var hem Tuğçe’ye hem Ümit’e. Sağolsunlar kendilerine "iyi halt ettiniz" dediğim halde beni blogdaşlıktan men etmediler. Ben de arayı fazla uzatmadan yazayım artık. 10 aralık’ta ilk pası atan Ümit. Konumuz blogun hayatımdaki yeri.


Ben yazıp bitirene kadar canım Turuncu'cum da mimlemiş beni. Sıradaki yanıtlar onun için de gelsin efenim...

1- Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?

“biR delinin güncesi” su yüzüne 2007 Ocağında çıktı. Hatta ilk yazının tarihi 21 ocak. (Kova burcuyuz yani =)) Bu tarihi özellikle seçmiştim galiba, net hatırlamıyorum. Çünkü sanal âlemde yazmaya 2006 ortasında sosyomat’ta başladım. Orada tanıdığım pek çok insanın bloglarını okurken ben de bir blog oluşturmaya karar verdim. Ama hali hazırda sosyomat’ta yazıyor olduğum için bu işi hep erteledim. Sonra 2007 başında beni sosyomat’tan kovdular, ben de güncemi halka açtım =)

2- Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?

Başlangıçta mesaj kaygılı yazılarım oldu, aslında hala zaman zaman mühim meseleler hakkında yazmak istiyorum ama kapıda “biR delinin güncesi” yazarken pek olmuyor, daha doğrusu içime sinmiyor. Galiba içimden geldiği gibi değil, içimden taştığı gibi yazıyorum diyebilirim.

3- Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Hımm. Soruda ne kast edildiğini tam olarak anlayamadım aslında. Yani elbette feragat ediyorum. Zaman ayırıyorum bu iş için. Yazdıklarımı 2-3 kez kontrol edip öyle yayınlamaya çalışıyorum. Resim, foto vb. ekleyeceksem “işte tam da bunu arıyordum” dediğim görseli bulana kadar geziniyorum. Bazen kendim fotoğraf çekmeye çıkıyorum blog için. Çoğu zaman onları beğenmiyorum. Readar da 50 den fazla blog yazısı birikti mi huzursuz oluyorum. Okunacakları bitirmeden yazarsam blog küreye ihanet edecekmişim gibi hissediyorum. İşi gücü bırakıp blog okuyorum. Hatta bugünlerde iş yerinde blog okuyamadığım için kendime bir PDA almayı bile düşünüyorum. Bunlar feragat sayılıyorsa, evet gün içinde bazı şeylerden feragat ediyorum.

4- Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Eeööö, dürüst olayım bir ara oldu böyle bir dönemim. “Her gün yazmalıyım, her gün daha fazla insana ulaşmalıyım” gibi bir dürtü geldi ve fazla kalmadan geçti. Yazdıklarımın internetteki Türkçe içeriğe bir katkısı olmadığı aşikâr lakin “mahallenin delisi” olmamın kendimi keşfetme, dünyayı algılama yolculuğum sırasında bana yaptığı katkıyı birimlerle ifade edemem. Hem yazıyor olmanın hem de bir şeyler yazabilmek için kendimi sürekli okumak zorunda bırakmamın benim gelişimimde/değişimimde yeri çok büyük.

5-Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Bak bu soruyu sevdim. Çooook uzun vadeli olmasını dilediğim bir hobi benim için güncem. Şöyle bir 20 yıl sonra mesela, bu yazıya link verip, “bakın taa o zamanlar demiştim ben, uzun vadeli olacak bu iş” demek istiyorum. Ne bileyim daha daha ilerleyen yıllarda mesela kızımı yaptığı bir yanlıştan dolayı eleştirince, “hey anneeee şimdi bol keseden atıyorsun ama bak ... tarihinde sen neler neler yapmışsın, hatırlatırım, alooo” diyebilsin istiyorum. Niyetim fena yani blog yazma konusunda, kısmet artık göreceğiz...

Efenim sıra geldi sobeleme faslına; öncelikle gizemini korumakta büyük bir ustalık sergileyen medae cezire’yi sobeliyorum. Umarım beni okuyordur.

Sonracığıma acemi blogcu Piel Roja’nın, daldan dala konup sonunda yuvaya dönen sevgili Rehavi’nin ve de Arzın Merkezine Yolculuk’un bu sorulara verecekleri yanıtları merak ettiğimi beyan ediyorum.

Haydi bakalım sıra sizde, top benden çıktı!

4 akıllı çıkaramadı:

Adsız,  21 Aralık 2007 20:35  

yeni gördüm sobelendiğimi..zaten sen de yeni yazmışsın.:)
ilk fırsatta ben de.
ama şu an beşiktaş mağlupken nasıl olcek bilmiyorum..

mahallenin delisi 21 Aralık 2007 23:08  

@rehavi; efenim beşiktaşkımız 2-1 galip geldiğine göre şevkle yazarsınız artık değil mi =)
merakla bekliyorum yanıtlarınızı.

faik murat unel 27 Aralık 2007 11:42  

Güzel sorular ve güzel cevaplar. Blog yazmanın bizi nasıl geliştirdiğini güzel irdelemişsin. Yazmaya ve okumaya devam...

mahallenin delisi 28 Aralık 2007 22:43  

@faik murat; sizin katkınız o kadar büyük ki bu yolculukta. ne kadar teşekkür etsem ifade edemem!

eksik olmayınız.

doradoraa [at] gmail [nokta] com

ne güzel demişleR

deli saçması

  © Free Blogger Templates Blogger Theme II by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP